Cüzzam Hastalığı
Eski zamanlarda hastalarının insanlardan dışlandığı bir hastalık olan cüzzam günümüz dünyasında tedavi edilebilmektedir. Hastalığa günümüzde nemli, tropikal ve yarı tropikal bölgelerde rastlanmaktadır. Şuan dünya üserinde 2 ile 10 milyon arasında cüzzamlı hasta olduğu tahmin edilmektedir ve her yıl 200 bin insan bu hastalığa yakalanmaktadır.Hastalığın belirtileri:
Belirtiler 2 şekilde ortaya çıkmaktadır.
Tüberküloit cüzam denilen türde dirsek arkasında ulna siniri verilen sinir kalınlaşıp iltihaplanmakta, vücudumuzda çay lekesine benzeyen lekeler ortaya çıkmaktadır. Ortaya çıkan bu ufak zedelenmeler ve iltihaplar enfeskyonlarla birlikte vücudumuzda büyük hasarlara neden olmaktadır.
Lepromatöz cüzam dediğimiz türde vücudumuzda iltihaplanma sonucunda kalınlaşıp kabaran daha sonra ise buruşup uyuşan bölgeler görülmektedir. Etkisini yüksek gösterdiğinde vücuttaki tüm deri bu hastalıktan etkilenmekte, daha düşük etkilerde ise genellikle yüz ve kulan bölgeleri etkilenmektedir. Kulak burun ve yanaklarda yeni bakterilerinde bulaşmasıyla kangrane dönüşen yeni yaralar görülür. Hastalığın görüldüğü bölgelerde sinir sistemleri hasar görür, ve felçler görülebilmektedir.
Hastalığın Nedenleri:
Cüzzam hastalığına mycobacterium leprae adı verilen bir bakteri neden olmaktadır. Bu bakteri deri ve sinirlerde duyu kaybına neden olup, ileri vakalarda vücutta biçim bozukluklarına neden olmaktadır. Bakteri genellikle deri temasıyla bulaşmaktadır. Böcek ve sinek, sitrilizasyonu yapılmamış dövme iğnesi ve enjektörler ile bulaşmaktadır. Hastalık bulaşıcıdır ancak uzun zaman temasta bulunulmadığında bulaşması zordun. Bu nedenle aile içinde birbirine bulaştırma daha çok gözlenmektedir.
Hastalığın Tedavisi:
Hastalığın kontrolünde lepromin testi adı verilen bir deri testi yapılmaktadır. Böylece bireyin bu hastalığa karşı direnci ölçülmektedir. Kişinin direnci yüksekse birkaç aylık ilaç tedavisi ile veya bir süre sonra hastalık kendiliğinden iyileşmektedir. Ancak ne olursa olsun kişinin ömür boyu hastalığının yeniden nüksetmemesi için ilaç kullanması gerekebilir.
Tedavi edilemeyen ağır vakalarda hastalık kişinin yaşam süresini kısaltmaz. Hastalık yavaş bir şekilde ilerlediğinden vücutta biçim bozuklukları ve sakatlıklar görülür.
Günümüzde modern tedavi ve erken teşhis ile hastalının ileri boyutlarda zararlar vermesi önlenebilmektedir.
Vücuttaki kangrenli bölgeler ameliyat ile alınmaktadır. Fizik tedavi ile hastalıktan etkilenmiş kaslar güçlendirilmektedir.
Kullanılan İlaçlar:
Hastalığın tedavisinde dapson adı verilen sülfür bileşiği bir ilaç kullanılmaktadır. İlaç ağız yolu ile haftada 2 defa kullanılmaktadır. Tedavi bazen bir ömür boyu sürdüğünden ilaç sürekli kullanılmak zorunda kalınabilmektedir. Tedavi gören kişi dapson ilacını kullandığı süre zarfında yan etkileri görülebileceğinden sülfakson ve rifampisin adı verilen başka ilaçlarda kullandırılabilmektedir. Dapson ilacının yan etkileri olarak kansızlık ve karaciğer iltihaplanması görülebilmektedir. Bu durumda hastaya vücudun direnci için demir hapı ve vitamin haplarıda verilmektedir.
Etiketler : Hastalığı Cüzzam
Eklenme Tarihi : 14.04.2008
Hit : 297